Bu bendeki geç kalmışlık,
Keşke şimdiki aklım olsaydı hissi.
O kadar çok şey birikiyor ki,
Ellerimi nereye koysam fazla tesellisi.
Ne yaparsam yapayım,
Olmuyor duygusu ardından.
O bilindik, tanıdık;
Vazgeçmiyor kalbim sensiz atmaktan.
Bu geç kalmışlık yok mu?
Hani kötü bir düşten uyanır gibi,
Son treni kaçırır gibi,
Her an avucumdan kayacak gibi kalbi.
Bir türlü yetişemediğim sevdam,
Ömrümün özeti o yırtık fotoğrafta.
Kırık çizgiler yüzümde derinleşiyor,
Her şeye geç kalıyorum sonuçta.
Günler gibi, mevsimler gibi kaderim,
Neden niçin böyle olduğumu o hiç bilmeden.
Yok, bunun tedavisi zaten;
Ellerim ellerine denk gelmedi bahanesiyken.
Gönül dağım fani dünyanın yükü ağır,
İki yabancı gibi sokaklar geçerken penceremden.
Karlar yağar üstüne feryat,
Eksikliğim dünden sırf bu yüzden.
İnsan bir kere geç kalmaya görsün,
Camlarda nokta nokta hüzün.
Hep bir öteleme, erteleme,
Pişmanlıkla geçen bir ömre gömülürsün.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur… Bazen insan, kendi hayatında trenleri hep kaçırmış gibi hisseder. Her adım bir “keşke” ile başlar, her nefes biraz pişmanlık taşır. Biliyorum, sen de zaman zaman “keşke şimdiki aklım olsaydı” diye geçiriyorsun içinden. Ben bu şiiri yazarken, o geç kalmışlık hissini, o ulaşamadığım sevdayı düşündüm. O anları, ellerin ellerine değmediği, kalbin bir adım geride kaldığı zamanları… Bazen hayat, bir yırtık fotoğraf gibi gelir önüne; kırık çizgiler sadece hatıraları değil, geleceği de hatırlatır. Ama işin sırrı şurada: insan geç kalmış olsa da yine de sevmeye devam eder. Geç kalmışlık, sadece bir his; kalbin hâlâ atıyor ve hâlâ bağlanıyor demektir. İşte bu şiir, o bağlanmanın, o pişmanlığın ve o sessiz teslimiyetin kaydıdır. Belki okurken sen de kendi yitip giden zamanlarını hatırlayacaksın. Ama bil ki insan her zaman geç kaldığını düşündüğü yerde bile, hâlâ sevebilir, hâlâ hissedebilir. Ve bazen sadece bunu kabul etmek bile, ruhun en büyük rahatlamasıdır.
31 Ekim 2023 / Salı / Ankara