Bütün aşkların bir adresi var / seninki yok.
Bir gün belki bir istasyonda,
Belki unutulmuş bir sahilde,
Belki de bir sigara dumanında karşılaşırız.
Göz göze geliriz ansızın.
Bir kitabın arasına saklanmış bakışlarında.
Bütün aşkların bir adresi var / seninki yok.
Bir cümle dilimde yarım kalır.
Biraz keder, biraz cinnet,
Biraz yalnızlığımdan kalma ürperti.
Parfümün düğümlenir boğazımda.
Yorgun bir sonbahar gibi dökülür hatıralar.
Dokunsan ağlayacak gibiyim,
Dokunmasan içim parçalanıyor.
Bütün aşkların bir adresi var / seninki yok.
Hiç kimse sen gibi kokmuyor.
Bütün aşkların bir adresi var / seninki yok.
Ellerim cebimde, içimde karmaşa.
Maziden kalma bir buğu, bir sis.
Bir eski şarkı başlıyor ansızın: “Mihriban”
Bir sokağın başında unuttum kendimi,
Adımlarım yine sana dönüyor.
Bütün aşkların bir adresi var / seninki yok.
Demek ki hiç kimse bilmiyor.
Gece yarısı bir tren düdüğü gibi,
İçimden uzun uzun geçiyorsun.
Peronda kimse yok.
Gözlerimde eski bir film dönüyor.
Yağmur ince ince düşüyor şehre.
Bütün aşkların bir adresi var / seninki yok.
Yüzümde gölgen beliriyor.
Bütün aşkların bir adresi var / seninki yok.
Saatler sabaha doğru eğiliyor.
Yorgun bir martı gibi kalbim,
Karanlık sulara konuyor.
Bir pencere aralanıyor uzakta,
Bir ışık yanıp sönüyor.
Bütün aşkların bir adresi var / seninki yok.
Belki de sen hiç gitmiyorsun.
Sabah olacak birazdan,
Şehir yavaş yavaş uyanacak.
Gazeteler, vapurlar, telaşlı insanlar,
Birbirine karışacak.
Ben yine aynı cümleyi söyleyeceğim:
— Geç kaldın sevgilim.
Ama sen bilmeyeceksin…
Bütün aşkların bir adresi var / seninki yok.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bu şiiri okurken belki sen de bir sokağın başında duracaksın. Belki bir istasyon peronunda, belki eski bir şarkının tam ortasında… İnsan bazen bir ismi duyar ve bütün şehir o isimle doluverir. İşte bu şiir biraz da o anların şiiri. Hepimiz biliyoruz ki bazı aşklar gerçekten bir adrese sahiptir: bir ev kapısına, bir sokağa, bir şehre çıkar yolu. Ama bazı aşklar vardır ki haritalarda görünmez. Postacı bulamaz, trenler oraya gitmez, vapurlar o iskeleye uğramaz. Ben bu şiiri, adresi olmayan bir sevdayı düşünerek yazdım. Belki bir gün karşılaşma ihtimaliyle yaşayan ama tam olarak hiçbir yerde bulunamayan bir sevgiyi… Okurken fark edeceksiniz: Bu şiirde şehir de konuşuyor, gece de hatıralar da. Çünkü insan sevdiğini kaybedince yalnız kalmaz; sokaklar da onunla birlikte yalnızlaşır. Eğer bu dizelerde kendi hatıralarınızdan bir gölge gördüyseniz, bilin ki o artık sadece benim şiirim değildir. Artık sizin de hikâyenizdir.
17 Mart 2026 / Salı / Bartın