Yokluğuna bir türlü alışamadım.
Bildiğin sanki o ses son nefes,
Nasıl da dökülüyor ağıt dilimden,
Yüreğim boş bir kafes.
Bir türlü susmuyor içim,
Kâbuslar görüyorum hâlâ.
Çığlık çığlığa kaybetme duygusu,
Çok ağır geliyor sevdanla.
Dayanamayıp anılara sığınıyorum,
Eski bir hatıra defterinde unutulmuş.
Ah bu yollardaki uzun hikâyem,
Ahı bu gönül şarkılarıma vurmuş.
Bir şey batıyor şurama,
Gözüme bir ağrı iniyor.
Bildiğin kanlanma,
Yıka yıka geçmiyor.
Hüzün perdesine bürünüyor,
Celladın ipiyle kuyuya inmek gibi.
Bilmiyorum, bir türlü alışamadım,
Fakirlik gibi, yokluk gibi, çaresizlik gibi.
Anladım ki her yalnızlık,
Kendi içinde bir fırtına taşır.
Ben, hâlâ onun gölgesinde yaşıyorum,
Kaybolan her nefes, bir iz bırakır.
Ama bir gün, belki diner bu acı,
Yüreğim yeniden nefes alır.
O vakit göreceksin ki tüm hüzünler,
Beni sen yapan izlerden tanır.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bilirim… bazı ayrılıklar vardır ki insanın boğazına düğümlenir, yıllar geçse de çözülmez. Bu şiiri yazarken ben de tam o düğümün içindeydim. Bir sesin, bir bakışın, bir hatıranın insanın içinden nasıl çıkmadığını anlatmaya çalıştım. Çünkü bazı yokluklar, sadece birinin gidişi değildir; insanın içinden bir parçanın kopup gitmesidir. Bazen sokakta yürürken bir şarkı duyarsın, bazen eski bir defter açarsın… ve sanırsın ki her şey yeniden başlıyor. O an anlarsın: alışmak diye bir şey yoktur aslında; insan sadece acıyla yaşamayı öğrenir. Bu şiir biraz o yüzden yazıldı. Biraz da şunu söylemek için: Her yalnızlık sandığınız kadar sessiz değildir. İçimizde kopan fırtınaların sesi bazen en çok geceleri duyulur. Eğer okurken içinizde bir sızı kıpırdadıysa bilin ki aynı gökyüzünün altında ben de o sızıyı taşıdım. Çünkü bazı duygular vardır; bir kişinin değil, bütün insanların kaderidir. Selam olsun kalbinde eksik bir yer taşıyanlara… Ve selam olsun hâlâ sevmekten vazgeçmeyenlere.
11 Eylül 2023 / Pazartesi / Ankara