Kıyıda köşede kalmış,
Anılar düşer kirpiğimden.
Bir türlü kurtulamam,
Bu duygunun pençesinden.
Hep seni düşünürüm;
Ben de seni diyebilirsin.
Çıkmıyorsun işte aklımdan,
Sevdamızı ahirete bırakmayabilirsin.
El ayak çekilince,
Kardan düş gibi gelirsin.
Uzun uzun sarılır,
Meczuba çevirirsin.
Aşk acısı nasıl geçer?
Bir defa düştün mü bu derde,
Yüreğini yakar;
Bir şarkı çalar en olmadık yerde.
Ne unutabilirsin,
Ne de vazgeçebilirsin.
Gelmeyecek birini bekler,
Can kenarına itilmişliğin.
Ah sevgili, bil ki aşk acısı,
Yüreğe düşen sessiz bir izdir.
Ne zaman geçer bilinmez belki,
Ama her gözyaşı bir gün filizlenir.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Ey bu dizeleri okuyan gönül dostu… Biliyorum, aşk acısı bazen bir taş gibi oturur yüreğe; ne sağa dönebilirsin, ne sola. Ama bil ki bu şiir sana ders vermek için değil, aynı sokakta yürüyen bir yolcunun sesi olmak için yazıldı. Bazen ben sana sesleniyorum, bazen sen bana cevap veriyorsun, fark etmez… Çünkü aşk, bazen susmak, bazen de içinden geldiği gibi haykırmaktır. Bir şarkı gibi gelir, bir rüzgâr gibi geçer; ama izi hep kalır. Okur, bil ki aşk acısı ne sonsuzdur, ne de tamamen geçmez. O sadece yüreğe düşen sessiz bir izdir; gözyaşıyla sulanır, hatıralarla büyür. Ve bazen bir bakış, bir söz, yıllar sonra yeniden filizlenir. Şiir burada durur; ama sen onu kendi kalbinde taşıyacak, kendi türkü yolunda yürümeye devam edeceksin. Dilersen şarkı yap, dilersen sessizce dinle… Ama unutma, aşk acısı paylaştıkça hafifler, okudukça anlam kazanır.
3 Ağustos 2024 / Perşembe / Ankara