Açıkçası iyi değilim bu aralar;
Defalarca doğmuş, defalarca ölmüş gibiyim.
Hiç bitmeyecek sandığım bir aşkta,
Bir duygudan bir duyguya geçerim.
An gelir, biriktirdiğim hisleri,
Dışarı atmak isterim gözyaşlarımla.
Istırap, kader ve ölüm; üçü de tanıdığım,
Sanki düşüp kalacağım bu hissiyatla.
Karşılık görmemiş duygular,
Geçmişe dönük düşüncelerden vurulmuş.
Kendi kendine acır mı insan hiç?
Bu boğucu, soluksuz bir suskunlukmuş.
Geride ne varsa bırakmak istiyorum;
Kendimi yokladığımda içimde,
Duygular, andır gelir geçer, biliyorum.
Batan güneşin akşam sessizliğinde.
Kendi kendimi parçalamak istiyorum,
Darmadağın etmek, yakıp kül etmek.
Yüreğim yangın yeri, söndüremiyorum.
O korkunç son nefes her şeyi kesecek.
Aşkın üstesinden gelememek,
Işığa ulaşmak istercesine bir çocukluk.
Hani tasada da kıvançta da beraberdik,
İyi günü de kötü günü de unuttuk.
Gel… koy başını yüreğime;
Dünya dönerken gemileri yakalım.
Tozlu raflardaki bir ölüyü düşünür gibi,
Her şeyi bitiren o ölüm sessizliğine varalım.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: “Biliyor musun dostum, bazen bir sessizlik, bir çığlıktan daha gürültülüdür.
İnsan susar, çünkü anlatmak artık faydasızdır. Belki sen de yaşadın; gecenin bir vakti,
hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey düşünmeden sadece var olmanın ağırlığını... İşte o anda insan anlar: ölüm, bir son değil — kalbin içinde yavaşça büyüyen bir sessizliktir. Bu şiiri yazarken ölümü değil, içimde ölen tarafımı gömdüm. Sen okurken, belki bir satırında kendini bulursun;
çünkü herkesin içinde bir mezar vardır — adını kimsenin bilmediği, ama herkesin hissettiği...”
23 Kasım 2023 / Perşembe / Ankara