Şiirden geriye kalan satırlar:

 

Vuslat dedikleri şey, bazen takvimde olmayan bir mevsime sürgündür.

Dumanı üstümde taşıyorum; yangın yerim kalbimdir.

Eski dikişlerim söküldü; en çok da gururum kanadı.

Vuslat beşinci mevsimdeyse, ben dört mevsimlik bir yıkımım.