Umuda bir yolculuğum var yine,
Ey sevgili...
Söylesene, şu kapanmaz yaramı sarar mısın?
Kimsesizim, nefessizim, en çok da sensizim...
Gönlümün o sızlayan sol yarısıyla,
Sırılsıklam kalmışım bu kederde; farkında mısın?
Canımı canına katar mısın yeniden?
Mahkûm et beni o müebbet kalbine;
Firariyim dünyadan, bir ömür sakla beni orada.
Şimdi yokluğun yağmur gibi yağıyor üstüme,
Ben hâlâ o eski kokunu arıyorum yorgun yüreğimde.
Gözlerinde güneşim doğar mı bir gün dersin?
Güne senin kalbinde başlamak,
Her saniye, her nefes orada kalabilmek...
Yüreğim yüreğine mühürlenmişken;
Söyle, ömrüme yâr olacak mısın bir gün?
Ey sevgili...
Bir düşümüz vardı seninle, hatırlar mısın?
Biliyorum, ölümün güzeli olmaz;
"Hoşça kal" demek kadar kötüdür her veda.
Fakat ne olursa olsun sevgili;
Toprağın o iki metre altındaki sessizlikte,
Böceklerin üşüştüğü şu fani et parçasında;
Söylesene, sensiz rahat uyunur mu orada?
Tarifi yok bu sensizliğin...
Ne bu dünyada, ne o kara toprakta.
Halil Kumcu
Eylül 2019 / Ankara