Ey sevgili...
Bir düşümüz vardı seninle, hani o yarım kalan.
Ben gözlerine en kuytu şiirleri okurken,
Akşamları, o serin yıldızlar altında;
İnce belli bardakta demli çayımız,
Küçücük soframızda devleşen aşkımız vardı.
İçimde yerini çoktan hazırladığım,
Damarlarıma sızan ak bir kar gibiydin.
Öyle bir yol ki bu, ucu görünmez;
Güz yağmurları ağır ağır yağarken,
Seni kucağımda taşıyacaktım menzile,
Her sabah öperek uyandıracaktım uykundan.
Baş başaydık o vakitler,
Saadete açılan gizli kapılarımız vardı.
Baştanbaşa, uçtan uca...
Kalbimden kalbine giden o incecik yol;
Hani özlemekten yorulup ölmesini istediğimiz,
Şu yaralı sol tarafımız vardı.
Gözlerimize değen o sessiz sağanak;
Bize ait, bizim gözyaşlarımızdı.
Uzanmıştın kucağıma bir rüya gibi;
Mehtapla yapraklar el ele vermiş,
Sarmıştı her yanımızı o büyülü karanlık.
Şimdi ellerimle boşluğa resmini çiziyorum,
Sen yine saçlarınla örtüyorsun yüzümü.
Yanaklarıma o eski yaşlar düştükçe,
Geçmişi en baştan kuruyoruz seninle.
Fakat olmuyor; bir türlü alışamıyorum bu sensizliğe...
Sahi, kekik de toplayamadık henüz,
Baharda leylaklar açacak, biliyorsun;
Peki ya sen?
Ey sevgili...
Bir düşümüz vardı seninle;
Hatırlar mısın?
Halil Kumcu
Eylül 2019 / Ankara