Gözlerine düştüm düşeli bir kor gibi,
Eksik cümlelerin yorgun öznesi oldum.
Hiçbir yüzde anlatamam, sığdıramam seni;
Yamacında, kendi ateşlerime savruldum.
Yaram yalnızlığımdır, yaram kimsesizliğim,
Dilsiz acıların her gece içimi acıtıyor.
Soğuyan bir çay bardağında sönmüş yüreğin;
Ürkek bir serçenin kalbini kanatıyor.
Bu limandan kalkan o en mahzun son gemi,
Eskiyen bakışlarda biz hep biraz eksiğiz.
Uçurumlarda parça parça, darmadağınız;
Bir saniyelik o sonsuz ömür kefenimiz.
Yeni ufuklar aramam, yeni yollarda yokum,
Denizler ortasında, sahipsiz bir dalgayım.
Bu bitmeyen hikâye, bu yangın ikimizin;
Hâlâ o demimi aldığın kör akşamlardayım.
Artık hangi takvime baksam hep seni gösterir,
Sustuğum ne varsa, feryat olur sesime gelir.
Öyle bir düğüm ki bu; çözmeye ömür yetmez;
Seninle başlayan dert, seninle son bulur, seninle birleşir.
Halil Kumcu
29 Ekim 2019 / Salı / Ankara