Kalem kâğıda döküldü nihayet, mürekkep bitti;
Kaderime ilmek ilmek yazıldın, ey yâr yüzlüm!
Itır ıtır sesin, kokunla kalbimin en derinlerine işlendi;
Anladım ki ben eksiğim sensiz, sadece seninle bütünüm.
Aşkın en saf, en masum "sen" halindeyim şimdi;
İçimde dinmeyen hasretin, yüreğimde o devasa sevgin...
Gözlerin gözlerime o ilk değdiğinden beri,
Avuçlarımda dua dua yankılanıyor o mübarek ismin.
Öyle çok, öyle yürekten diledim ki seni Yaradan’dan;
Bak, papatyalar bile her seferinde "seviyor" çıkıyor.
Gönül çerçevemin tam ortasına astım o gül resmini;
Bir ömür bağışla şu yorgun kalbime, inan ki sensiz yaşanmıyor.
İklimim hep bahar, hep çiçekli bir bayram seninle;
Karanlık yüreğime bir sabah güneşi gibi doğdun.
Bütün dertleri gece misali örttün üzerime;
Lakin hasrette hep sen varsın, bu yüzden saatlerim upuzun...
Hangi yana baksam, orada senin yüzün gülüyor;
Zaman sende durdu, mekân sende bitti, ben sende kayboldum.
Artık ne ömürden bir beklentim var, ne de şu fani dünyadan;
Ben bu aşkın "sen" haliyle, en çok sende mutlu oldum.
Halil Kumcu
29 Eylül 2019 / Pazar / Ankara