Ne çok şey götürdü geçerken yıllar,
El oldu her gün baktığım aynalar.
Ah edip hatırladığım anılar,
Yaşadım mı, yaşamadım mı? Anlat…
Ömrümü resimler geçidi sarar.
Hasretle nasıl başa çıkar gurbet?
Kasvetli yalnızlık, kalbe bir külfet.
Gittim vardı, geldim yoktu muhabbet,
Bastonlu yaşlılık sarı yaprakta,
Zehroldu aşkım, sürgünlere hacet.
Kaybolup da gitti her biri dünde,
Karşılaşırız belki bir şiirde.
Başımı omzuna koyduğum tende,
Bu dünyadan muradımı almadım,
Unutuldum çoktan nihayetinde.
İnsan nasıl değişiyor beklerken?
Zamanla geçmiyor yaralar kökten.
İzi kalıyor, ağlatıyor zaten,
“Daha dün gibi” derlerdi ya hani,
Geçmiş, bitmiş gibi olmuyor bazen.
Halilî koptu hüzünlü takvimler,
“Ha bugün ha yarın” derken görmüşler,
Daracından toprağa gömüldüler,
Köye türkülerle götürün beni,
Gözlerimizde kalan sessiz izler.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bazen dönüp bakıyorum ardıma… O kadar çok şey geçmiş ki içimden, sanki ben değilmişim gibi yaşadıklarımı izliyorum uzaktan. Hatırlamak bile yorgunluk artık, ama unutmak... o da kolay değil. Bu dizelerde belki biraz sen varsın, belki de hepimizin susarak yaşadıkları... Kendine sakladığın anılar, kimseye söyleyemediğin cümleler... Bir omuza yaslanma ihtiyacı, bir vedaya içten içe hazırlık… Şimdi sen bu şiiri okurken, ben belki başka bir aynaya bakıyorum. Sen de düşün: Geride bıraktıkların mı daha ağır, yoksa hâlâ taşıdıkların mı? Sevgiyle ve suskunlukla…
15 Eylül 2013 / Saat: 9:47 / Pazar / Bartın