Şiirden geriye kalan satırlar:
Yük, omuzda değil; yürekte ağırdır.
Yara, tenin değil; ruhun en sessiz çığlığıdır.
Ömür kâğıt gibidir; ateşe değdi mi bir daha okunmaz.
Gam sarınca yüreği, bahar bile kış gibi geçer.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Yük, omuzda değil; yürekte ağırdır.
Yara, tenin değil; ruhun en sessiz çığlığıdır.
Ömür kâğıt gibidir; ateşe değdi mi bir daha okunmaz.
Gam sarınca yüreği, bahar bile kış gibi geçer.
YÜKÜM ATEŞ
Nah şuramda öyle bir eksiklik var,
Karşıki dağlara yıldızım düştü.
Of etsem toz duman olur acılar,
Yalnızlık birkaç damla yaşla düştü.
Yakıldı talihten yana umutlar,
Söz kül etti, savurdu yürek dağlar.
İnce sızım gölgem ah eder, ağlar,
Ay bacayı aşmadı, yıllar düştü.
Boğum boğum bir korku ta içimde,
Gönül dertli, eksik ateş içinde.
Batırdığın kıymık hâlâ beynimde,
Bir anı, bir hayale esir düştü.
Yol gördüm, gözüm ıraklara daldı,
Ansızın bitecek ömür kâğıdı.
Celladım sözünü, sözüme yazdı,
Delik deşik kalbimden çığlık düştü.
Yeni bir düş yok, yarınları yaktın,
Bir yanımı eksik, yarım bıraktın.
Son izleri deştin, sızıya attın,
Yüküm ateş, hem de kor, ömre düştü.
Halilî der ki, gam yârimi sardı,
Dost bildiğim eller bağrımı yardı.
Bu yangın ömrümden bin bahar aldı,
Son nefesim, canımdan candan düştü.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Bu şiir, kalbime saplanıp kalmış bir eksikliğin, yıllar boyu küllenmeyen bir yangının dilidir. Her dizesinde, bir dağın yamacında kaybolmuş yıldız gibi, elimden kayıp giden hayallerin izi vardır. Yazarken, geçmişin külleri arasında hem kendimi hem de beni yarım bırakanları aradım. “Yüküm ateş” derken, yalnızca bir acıyı değil; o acının omuzlarıma yüklediği sessiz ağırlığı da anlattım. Bu satırlar, hem kendi yangınımın hem de başkalarının içten içe tükenen yangınlarının aynasıdır.
20 Mart 2019 / Çarşamba / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.