Ölümün rengini söyleyebilir misin sen?
Bu dünyadan sonsuza giderken ebediyen…
Bembeyaz ve soğuktu ölüm, Sarıkamış'ta,
Beyazın esaretle geldiği o savaşta.
İçinizde bir sıcaklıkla gelirken ölüm,
Bedeninle hayallerin donar bölüm bölüm.
Betiler ve resimler kayar gözlerinizden,
Şehadet dökülür yudum yudum dilinizden,
Rabbim, emrin başım gözüm üzere dersiniz,
Ebediyete sessizce göçüp gidersiniz.
Dikişsiz elbise giyersin ki ak beyazdan,
Uğruna can verilecek birinci sıradan.
Ey! Al bayrak uğruna şehit olan bedenler,
Huld kollarını açmış, şüheda şüheda der.
Hâlâ içilmesi gereken şehadet var ki,
Vermeyiz milimini kahpelere tabi ki.
Zemheride düştü yüreğimize yaşla taş,
Hak-i vatandan ebediyete gitti Ertaş.
Ne bu al bayraktaki son şehit kanı senin,
Ne de ey Ervan! En son şehit evladı sensin.
Canım Babacığım! Ben sana; 'gitme' demiştin,
Bak, al bayrağa sardılar seni, dinlemedin.
Üzül ama eğilme, dik dur, baban cennette,
İman elbisesi giymiş Berzah Âleminde.
Avucunu açmış, seni bekliyor Uhud'da,
Sarıkamış'ta, Çanakkale'de, Sakarya'da…
Eşhedü en la ilahe illallah diyenler,
Elbet Adn ile Firdevs cennetine girerler.
Olur muydu bu kara vatan bizim şehitsiz?
Her santimde yatmasaydı binlerce kefensiz.
Halilî, unutulmaz kahramanlar ebedî,
Ruhları yaşar daima gönüllerde baki.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Bu şiiri yazarken, sadece kelimeleri değil, yüreğimin en ağır yükünü döktüm sayfalara. Çünkü bazı acılar vardır, ne zamana sığar, ne susar… Ancak dua olur, şiir olur, gözyaşıyla akar. “Ey Ervan” bir ağıttır aslında. Bir babaya, bir kahramana, belki de bu topraklara düşmüş her kefensiz yiğide… Bu şiiri okurken için titrediyse, sen de birini toprağa gözünle değil, kalbinle verdiysen, anlarsın demek istediklerimi. Sarıkamış’ın soğuğu hâlâ üşütür bu milletin yüreğini, Çanakkale’nin sessizliği hâlâ çınlar kulaklarımızda. Ve her şehit, bir dua gibi yükselir gökyüzüne. Ben babama “gitme” dedim, ama o vatan deyince, bütün evlatlar susar... Ve biz, geride kalanlar, yalnızca “hoşça kal” demeyi öğreniriz zamanla. O da sessizce, içimize baka baka… Bu şiir, sadece bir vedanın değil, bir emanetin ifadesidir. Bayrak, toprak, şehitlik… Bu sözlerin ağırlığını yüreğinde taşıyan herkes içindir bu dizeler. Eğer sen de bir mezar taşında adını duyduğun biriyle yaşayıp gidiyorsan, bil ki artık bu şiir senindir de...
Ocak 2016 / Bartın