Şiirden geriye kalan satırlar:
Eller birbirine yetmediğinde, insan kendi yalnızlığıyla hesaplaşır.
Karanlık odalar, unutulan rüyaların mezarıdır.
Radyomdan çalan her şarkı, eski bir yalnızlığa eşlik eder.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Eller birbirine yetmediğinde, insan kendi yalnızlığıyla hesaplaşır.
Karanlık odalar, unutulan rüyaların mezarıdır.
Radyomdan çalan her şarkı, eski bir yalnızlığa eşlik eder.
ANKARA'DA AKŞAM
Güneşin yüzü soğuk Ankara’da,
Bu ne yaman ölüm rengi?
Hayat donuk, hayat bayat,
Bir adım ötesi beyaz çizgi.
Ay gelmez oldu pencereme,
Gönlüme de deli rüzgâr,
Kayboldu yeşil gözlerimden,
İçim soğuk, yüreğim anılar kadar.
Kış bahçesindeki perişan hayallerim,
Odamı süsleyen karanlığa büründü.
Radyonun düğmesini her çevirdiğimde,
Yalnızlığın türküsü gözlerime sürüldü.
İçimdeki ses ayaza mahkûm şimdi,
Her şarkıda kendimi buluyorum.
Rüyalarım beyaz, ben kardan beyaz,
Sesim bile beyaz, hiçbir şey görmüyorum.
Bir aralık akşamı Ankara’da,
Ellerim birbirine yetmez oldu.
İnatla tutundu dala yaprak,
Sonra sarı sarı düştü, toprak oldu.
Halil Kumcu
21 Aralık 2018 / Cuma / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.